KOLO-REKTAL (KALIN BARSAK) KANSER
 

GİRİŞ
RİSK
TARAMA ve ERKEN TANI
BELİRTİLER
TANI
EVRELENDİRME
TEDAVİ
SON SÖZ

GİRİŞ

Kolorektal kanser yani kalın barsak kanseri, hem erkekler hem de kadınlarda en sık karşılaşılan kanserler arasındadır; tüm kanserlerin yaklaşık %15'ini oluşturmaktadır. Hastaların yaklaşık beşte birinde tanı aşamasında metastaz (kalınbarsak dışındaki doku yada organlara yayılım) vardır. 

Rektum insanın makatından sonraki 15-20 cm’lik barsak kısmıdır. Kalın barsağın bu kısmının kanserlerine rektum kanseri denmektedir. Kolon denildiğinde rektumdan sonraki kalın barsak kısmıdır. Buranın kanserlerine kolon kanseri denmektedir. 

Kolo-rektal kanser  bu kanserlerin genel adıdır. Aslında rektum kanserine yaklaşımlar (tedavi ve izlemde) farklı, kolon kanserine yaklaşımlar farklıdır. Bu farklılık bu iki bölgenin kanserlerinin tavırlarının da farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

RİSK

Gerçek nedeni bilinmemekle birlikte, kolorektal kanser riskini artıran bazı risk faktörleri olduğu araştırmalar ile gösterilmiştir.
 

  • Yaş. Kolorektal kanser yaş ilerledikçe daha fazla oranda görülmektedir. Bu kansere yakalananların çoğu 50 yaşın üzerindedir. Daha az sıklıkla olmasına karşın genç yaşlarda da görülebilmektedir.
  • Beslenme. Kolorektal kanserin yağ bakımından zengin, lif bakımından zayıf beslenme alışkanlıkları ile ilişkili olduğu gözlenmektedir.
  • Polipler. Polipler kalın barsak iç duvarında habis olmayan doku büyümeleridir. 50 yaşın üzerinde sık karşılaşılmaktadır. Bazı tip poliplerin kanser ortaya çıkma riskini artırdığı bildirilmektedir. Seyrek karşılaşılan ailesel polipozis kolon ve rektumda yüzlerce polip oluşumuna yol açmaktadır. Tedavi edilmediği durumda ailesel polipozis kansere yol açmaktadır. Ailesel polipozis koli hastalığı olan kişilerin dikkatle takip edilmesi gerekir. Ayrıca bu kişilerin yakınları da mutlaka dikkatle incelenmelidir.
  • Kişisel tıbbi öykü. Araştırmalar tıbbi özgeçmişinde Anne-baba, kardeşler, çocuklar gibi birinci dereceden akrabalarda kolorektal kanser öyküsü bulunan kişilerde, özellikle de yakın akrabadaki kanser erken yaşta ortaya çıktıysa, risk büyümektedir. Ailelerinde birden fazla kişide kolorektal kanser görülen kişilerde bu risk daha da büyümektedir.
  • Ailenin tıbbi öyküsü. Anne-baba, kardeşler, çocuklar gibi birinci dereceden akrabalarda kolorektal kanser öyküsü bulunan kişilerde, özellikle de yakın akrabadaki kanser erken yaşta ortaya çıktıysa, risk büyümektedir. Ailelerinde birden fazla kişide kolorektal kanser görülen kişilerde bu risk daha da büyümektedir.
  • Ülseratif kolit. Ülseratif kolit hastalığı bulunan kişilerde kolorektal kanser riskinin yükseldiği bildirilmektedir.

  • Bu risklerden bir yada daha fazlasının bulunması, o kişide mutlaka kolorektal kanser gelişeceği anlamına gelmemektedir. Bu konuda her hangi bir endişe hissedenlerin hekimlerine başvurmaları yararlı olacaktır.

    TARAMA ve ERKEN TANI

    Tarama ve erken tanı için sitemizdeki "ERKEN TANI" kısmına bakılmalıdır.Erken tanı için aşağıdaki yöntemler kullanılmaktadır.
     

  • Gaytada gizli kan testi (GGK). Bu test dışkıda gözle görülemeyen, gizli kanama bulgularını araştırmaktadır. Bazı kanserlerde kalın barsaktaki poliplerden küçük kanamalar olabilmekte, aşikar olmayan bu kanamalar GGK testi ile saptanabilmektedir.
  • Sigmoidoskopi. Rektum ve alt kolon (sigmoid kolon) muayenesinde ışıklandırılmış bir alet olan sigmoidoskop kullanılmaktadır.
  • Kolonoskopi. Rektum ve tüm kolonun muayenesinde ışıklandırılmış bir alet olan kolonoskop kullanılmaktadır.
  • Çift kontrast baryum lavmanlı kolon filmi. Lavman yolu ile baryum verilen hastanın X ışını kullanılarak bir seri filmi çekilmektedir. Bu filmlerde kolon ve rektumun hatları görülebilmektedir.
  • Parmakla rektum muayenesi. Bu muayenede doktor, eldivenli ve ilaçla kayganlaştırılmış parmağını kullanarak rektumu muayene eder.

  •  

     

    BELİRTİLER

    Kolorektal kanserlerin en sık rastlanan belirti ve bulguları şunlardır:

    En önemli belirti kişinin dışkılama alışkanlığı ve durumundaki  değişikliklerdir.
     

  • İshal, kabızlık, yada barsağın tam olarak boşaltılamadığı duygusu
  • Dışkıda parlak kırmızı yada koyu renkte kan görülmesi
  • Normalde olduğundan daha dar (ince formda) dışkı
  • Genel batın rahatsızlığı (sık gaz ağrıları, şişkinlik, sancılar)
  • Nedensiz kilo kayıpları
  • Süreklileşen yorgunluk
  • Kusma 

  •  

     

    Bu tür belirtilerin kolorektal kanserle ilişkisi olabileceği akılda tutulmalıdır. Ancak bu belirti ve bulgular kolorektal kanser dışında nedenlerle de ortaya çıkabilir. Her türlü durumda bu ayrımı mutlaka bir hekim yapmalıdır.

    TANI

    Hekim tanı koymadan önce ayrıntılı bir tıbbi öykü alır ve fizik muayene yapar. Daha sonra gerekli görülen tanısal testler uygulanır.
     

  • Çift kontrast baryum lavmanlı kolon filmi gibi X-ışınlı görüntüleme tetkiklerine başvurulabilir.
  • Sigmoidoskopi: Rektum ve alt kolon (sigmoid kolon) bölgesi değerlendirilir. Genellikle işlem sırasında doku örnekleri alınıp patolojide değerlendirilir.
  • Kolonoskopi: Rektum ve tüm kolonun değerlendirildiği bir yöntemdir. Genellikle işlem sırasında doku örnekleri alınıp patolojide değerlendirilir.

  •  

     

    EVRELENDİRME

    Hastalığın evrelendirilmesi;
     

  • Kanserin barsak duvarındaki yayılımı ve bu duvarı aşıp aşmamasına göre
  • Lenf bezlerine sıçrama durumu, sıçrayan lenf bezlerinin sayısı
  • Etraf dokulara ya da uzak organ ve dokulara sıçraması 

  •  

     

    durumuna göre yapılmaktadır.

    Hastalığın evresi, rektumda veya kolonda olması hastalığın tedavi ve izlem koşullarını, tedavi başarısını değiştirmektedir. 

    Bu nedenle evrelendirme çok önemli bir durumdur.

    TEDAVİ

    Tedavi esas olarak tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve yaygınlığına göre biçimlendirilmektedir. Bazen birlikte de kullanılan farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır:

    Cerrahi. Cerrahi tedavinin amacı tümörün bedenden uzaklaştırılmasıdır. En sık ve en önemli tedavi şeklidir. Çıkartılabilir kanserin tümüyle vücuttan uzaklaştırılması  asıl tedavidir.  Günümüzde karaciğer ve akciğer gibi organlara sıçramış kanserlerde bile-özel ve uygun durumlarda - cerrahi tedavi uygulanabilmektedir.

    Kemoterapi. İlaç kullanılarak kanser hücrelerinin tahrip edilmesi anlamına gelmektedir.Bu tedavi kanser cerrahi olarak tümüyle uzaklaşsa bile “koruyucu(adjuant)” amaçla kullanılabilmektedir. Yayılmış kanser vakalarında tevdi yöntemlerinin temelini oluşturmaktadır. Bazen de cerrahinin daha kolay olmasını sağlamak ya da cerrahi olarak çıkartılamayacak kanserin, çıkartılabilir hale gelmesi için  “neoadjuant” amaçlı kullanılabilmektedir.

    Radyasyon Tedavisi (Radyoterapi). Yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücrelerinin tahrip edilmesi için kullanılır. Bölgesel bir tedavi yöntemidir: Uygulandığı bölge üzerinde etkilidir. Rektum  kanserinde  tümörün küçültülebilmesi için genellikle ameliyat öncesi dönemde de kullanılır. Ameliyat sonrasında da kalmış olabilecek kanserli hücrelerin ortadan kaldırılabilmesi için kullanılmaktadır. Radyoterapi ayrıca kemiğe sıçrama vb durumlarda, yada durdurulamayan kanamalarda hastalık belirtilerinin giderilmesinde de kullanılabilmektedir.

    SON SÖZ

    Kolo-rektal kanserler toplumda sık görülen kanserler arasındadır.

    Beslenme alışkanlıkları ile ilgisi vardır. Önlem için özellikle lifli gıdaların kullanılması salık verilmektedir.

    Her kanser türü gibi erken yakalanması tedavi başarısını çok artırmaktadır. Erken yakalamak için özellikle “dışkılama alışkanlığındaki değişikliklere” dikkat edilmelidir.

    Son yıllarda tedavisinde başarılı sonuçlar alınmaktadır. Yeni ilaçlar tedavi için kullanılabilmektedir.